6 Mayıs 2015 Çarşamba

Evlilik Yıldönümü

Evlilik toplumumuzda kişinin aileye mensup olma ihtiyacından çok toplumsal gerekliliğin yerine getirilmesinden ibarettir. Eşler birbirlerini tam olarak tanımadan evlenmeye; evliliğin en kritik yılı olan ilk yılını birbirini tanımaya dair krizlerle geçirmektedir.
Bu toplumsal süreç kendi evliliğimde esas olmamakla beraber aracı vasıtasıyla eşimle tanıştırılmış olmanın da etkisiyle eşimle birbirimizi sanki daha önceden tanıyormuş gibi evliliğe hazırlık süreci geçirdik. 

Bu günlerden evliliğimizin ilk yılını geçirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Doğru insan ile tanıştıktan sonra tüm bekarlara evliliği tavsiye eder karşılıklı anlayışın birlikteliğin en önemli unsuru olduğunu bir kez daha hatırlatırız. 

İnsan, doğası gereği hayatının ilk yıllarını çok çabuk geçiriyor. Eğitim gençlik yıllarının önemli bir kısmını işgal ederken evlilik ve evliliğin oturmasına ilişkin süreç bazı çiftlerde orta yaşları bulabiliyor.

İsmet Paşa'nın eşi Mevhibe Hanım ile evliliklerinin sırrını bir yerde okumuştum. Anlattıklarına göre evlilik bir ipe benzer, ipi çok gerersen ip kopar, ipi çok serbest bırakırsan da ip yerlerde sürünür. Eşler sinirlendiklerinde ipi serbest bırakırlar. Kızgınlık anı geçtikten ipi yeniden germeye başlarlar. Eşler evliliklerinde ipi çok serbest bırakırlarsa evlilik birliğinden kutsallığı ortadan kalkmış olur. Adeta işler birbirinden bihaber olurlar. Evlilikte denge ipin gerilmesi veya serbest bırakılmasından ibarettir. 

Eşlerin saygı öncelikli birliklerinde istemeye istemeye birbirlerini kırmış olmaları mümkündür. Ben de eşimi bir yıllık evliliğimizde kırmış isem kendisinden özür dilemeyi bir borç bilirim. Zaten bu kırgınlıklar da evliliğin tuzu biberi oluyor. 

Sonuç olarak hiç hesapta yokken evleneceğin kişi ile tanışmak, sanki birbirini yıllarca tanıyormuşcasına evlilik kararını vermek ve meşakkatli hazırlık sürecinden sonra evlenmek.  Akıllarda kalan tek soru var: bir yıl nasıl bu kadar çabuk geçti?

Saygılarımla

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder