19 Ekim 2016 Çarşamba

STRATEJİ / İstihbarat / 4. BÖLÜM - İstihbarat Teşkilatlarının Yapılanması

İstihbarat teşkilatlarının yapılanması en çok merak edilen konu olmuştur. Bu konuda şu tespitlerde bulunabildik:
Her yapılanmada olduğu gibi bu yapılanmanın da bir başı, başkanı var. Tekli ya da çoklu yapılanmaya göre yurt içi ve yurt dışı yapılanmanın başında birilerin bulunması gerekiyor. 

Karşı istihbarat birimlerinin başına da yurt için ve yurt dışında birileri olacak ki sağlıklı bir iş bölümü olabilsin. 

İstihbaratın son aşamasında rapor sunulduktan sonra raporu alan iradenin bir karar alarak onu uygulaması gerekiyor. Yurt içinde olmuş olsa ceza kanunları ile ya da idari kararlarla süreç işler ancak yurt dışında rapor sonucunda teşkilatın hareket geçebilmesi için bir yapılanma gerek. Haliyle bu yapılanma dış operasyonları kontrol eden bir ekip tarafından yürütülüyor olsa gerek. 

İstihbaratın takip, dinleme, manipülasyon gibi operasyonlarını da teknik istihbarat yürütür. Bu ekip teknolojinin son imkanlarından faydalanarak bilgi sahibi olmaya çalışır ya da bilgiyi manipüle edebilir. Örnek vermek gerekirse sosyal medya siteleri bilgi almak için biçilmiş kaftandır. Her bir bireyin sosyal medya hesabında paylaşmış olduğu bilgiler, fotoğraflar, yer bildirimleri, paylaşımda bulunanları izlemek için birer fırsata dönüşür. 

Sosyal medya aynı zamanda bir propaganda aracılar, medyanın en son ve en yaygın formatı olan sosyal medya ile kitleler harekete geçirilebilir. Taksim olaylarını buna örnek gösterebilir. Aynı şeklide 15 Temmuz darbe girişimi sonrasına halkın sokağa dökülmesinde sosyal medyanın etkisi olmuştur. Kısaca sosyal propagandanın yeni milenyumdaki en iyi karşılığıdır. 

Personel seçimine ilişkin insan kaynakları bölümü en iyi istihbaratçı adaylarının seçimi için imkan yaratacaktır. 

Seçilmiş istihbaratçı adaylarının eğitimi üstlenen birim ile hizmet standartları yükseltilmeye çalışılır. 

İstihbarat elemanı statüsünü kazanan kişinin sahada iş yapabilmesi için meslek mensubu olması gerekir. Diğer istihbarat elemanları masabaşı operasyonlarını yürütür, raporlama da yardımcı olurlar. Meslek mensubu devletin memurudur ve sıralı amirlerin onları verdiği görevleri yerine getirir. 

Meslek mensupları dışında sekretarya ve sair destek birimleri de teşkilat mensubudur. Ancak güvenilirliğini ispat etmiş bu kişiler sıradan bürokrasinin birer elemanı gibidirler ve faal görevde yer almazlar. 

Meslek mensubu birden fazla operasyonu yönetir. Bu operasyonu yönetirken dolaylı olarak dışarıdan yardım almak zorundadır. Bu kişiler kimi zaman ücreti mukabilinde çalışan haber elemanlarından veya muhbirler ile gönüllülerden yararlanılır. Muhbir ve gönüllüler güvenilirlik derecelerine göre kendileri önem veriler kişilerdir. Bu kişilerin güvenilirlik dereceleri arttıkça kendileri başvurulur. 

Bazen bu kişiler bilmeden haber almada görev alırlar. Örneğin, normal bir vatandaş gibi hareket eden meslek mensubu istihbarat çalışmasında bulunacağı yerin esnafından, çaycısından, kapıcısından bilgi alır ve bunun rapor eder. Daha sonra benzer durumda yine bu kişiler ile bir şekilde irtibata vererek hedef alan hakkında bilgi almaya çalışır. Ancak bunun inandırıcı olması için bilgi alınan kişiye doğal yollarda yaklaşım lazımdır. Bilgi alınan kişi istihbarat elemanına bazen öyle kritik bilgiler verir ki bu bilginin stratejik öneminden bilgi verenin haberi olmaz.

Bu ve benzeri yapılanmalarda meslek mensubu pratik zekayı sahip olması gibi, sonuç odaklı çalışmalı, gerekli olması halinde, saha çalışmasında koşuşturma yapabilecek sportif kabiliyete sahip olmalıdır. 

Meslek mensubu yabancı ülkede çalışırken iki şekilde çalışır. Çalışacağı ülkeye ya diplomat olarak gider ki burada amaç diplomatik dokunulmazlıktan yararlanarak görevini rahat yapabilmektir ya da hedefteki ülkeyi turist gibi gider.

İstihbarat teşkilatı, gazeteci, öğrenci, ticaret adamı gibi görünen ve devlet hesabına çalışan kişileri ajite ederek  faaliyetlerini sürdürür. Bu gibi kişiler belli bir amaç uğruna vatandaşı oldukları ülke aleyhine çalışabilirler. Örneğin Türklerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerde Milli İstihbarat Teşkilatı oradaki diasporayı oradaki Türkler aracılığı ile kontrol eder ve muhtemel tehditleri oradaki diaspora ya da oradaki ülke vatandaşları aracılığıyla manüple/bertaraf eder. Casusluk filmlerinde izlediğimiz kişilerde bu gibi fiziki, sportif, atıcılık, yabancı dil, teknoloji konularına hakim olan kişilerdir. 

İstihbarat teşkilatları başta komşu ülkeler olmak üzere faaliyet gösterirler. Türkiye özelinde sınırlarımızdan uzakta Fildişi Sahili gibi bir ülkedeki istihbari bir teşkilat yapılanmanın fazla önemi bulunmamaktadır. Ancak O'nun gibi bir ülkede ülkenin siyasi/ekonomik/kültürel başkentinde veya diğer şehirlerinde bir ya da birkaç meslek mensubu bulunur. 

Yurt dışında bazı yerlerdeki meslek mensupları başka ülkede bir şekilde deşifre olmuş iseler bu kişiler akredite ülkelerde alenen temsil olarak çalışırlar ve bulundukları ülkenin devleti ile irtibata geçerek ortak operasyonlarda görev alırlar. 

İstihbarat teşkilatında, bir ülke için farklı bir çalışma yapılacak ise o ülke için ayrı bir masa açılabilir. Masadan kasıt ayrı bir yapılanmadır. 

Sonuç olarak istihbarat teşkilatının gücü meslek mensubu sayısının görece olarak fazlalılığı yanında irtibatlı olarak çalışılan muhbir/haber elemanı/gönülle sayısının fazlalığı ile orantılıdır. Teşkilat büyüdükçe etki alanı genişler ve teşkilatın bağlı bulunduğu devlet stratejik açılımda başarı sağlamış olur. 

                                                               5. BÖLÜM - Açık İstihbarat

Strateji / İstihbarat - Ana Sayfa 









  

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder