14 Eylül 2015 Pazartesi

ABD Süper Gücünün Sırrı Nedir?

Dünya'nın hakimi olma fikri imparatorluklar çağından beri tüm devletlerin hayali olmuştur. Cengiz Han ve Britanya İmparatorluğu 30 milyon km² üzerindeki toprak parçalarına hakim olmuşlardır. 
İmparatorluklar çağının süper güçleri hakim oldukları büyük toprak parçalarını kaybetmeye başladıktan sonra bugünkü anlamda daha küçük toprak parçalarında kurulmuş devletler tarih sahnesinde yer aldı. 

Büyük toprak parçalarına sahip olma fikri fiilen mümkün olmamakla beraber devletlerin bilinçaltında devam etmektedir. Günümüzün süper güçleri de tarihten gelen; nüfus, coğrafya, politika, uluslararası ilişkiler, askeri güç ve kültürde üstünlük unsurlarına medya, teknoloji, istihbarat gibi yeni unsurlar eklediler. 

Dünyanın en geniş topraklarına sahip olan Rusya topraklarının tümünü verimli olarak kullanamamaktadır. Ülkenin batı ve güneybatı kısımlarında nüfus yoğunluğu fazla doğuya ve kuzeye gidildikçe sert ve kurak iklimi sahip olan bölgelerde neredeyse kilometrekareye 1 kişi düşecek kadar azdır. Doğu bloğunun yıkılması ile Rusya himayesindeki ülkeler üzerindeki nüfuzunu kaybetti. 1960'lı yıllardaki teknolojik atılımlara 2000'li yıllarda yeterince hız katamadı. Ancak kömür ve doğalgaz gibi doğal kaynaklara sahip oluşu Rusya'yı enerji açısından diğer ülkelere bağımsız kılmaktadır. 

Çin1,4 milyara yaklaşan nüfusa sahiptir. Geniş bir toprak parçasına sahip olmasına ve yaklaşık yirmi yıldır kesintisiz büyümesine rağmen refah seviyesi genel ortalamanın altındadır. Ucuz iş gücü Çin piyasasında üretilen malların diğer ülkelerde üretilen mallarla rekabet şansını azaltmaktadır. Uluslararası kotalar Çin'in diğer ülkelerle rekabetini engelleyememektedir. 

Hindistan bilgisayar teknolojisindeki atılımları ile ön plana çıkmaktadır. Kontrolsüz nüfus artışı Çin ile Hindistan'ı nüfus olarak 2050'de 1,5 milyarda eşitleyecektir. Nükleer güce sahip olan Hindistan ekonomik olarak zayıf kalmaktadır. 

ABD ile Türkiye'yi kıyaslamak gerekirse Türkiye; Balkanlar, Kafkasya ve Ortadoğu gibi Dünya'nın en sorunlu üç bölgesine sınırdır. Başta Suriye'den gelen mülteci akını dışında Türkiye'de Orta Asya'dan gelip yasal veya yasadışı yaşayan yaklaşık 1 milyon kişi bulunmaktadır. Büyüyen ekonomi yabancı ülkelerden Türkiye'ye okumak için gelenler Türkiye'den ikamet ve vatandaşlık hakkı elde ederek artan nüfusa dahil olmaktadır. ABD'deki gibi Türkiye'deki yabancılarda ucuz iş gücünü oluşturmaktadır. 

Türkiye ithal ikameci montaj ekonomisi ile tarım ve hayvancılıkta gerilemekte hizmet sektöründe alternatif çıkış yolları aramaktadır. Ancak iç karışıklıklar ve yetişmiş iş gücünün gereği gibi kullanılmaması Türkiye'yi engellemektedir. Kıbrıs ve Ermeni Meselesi konularındaki dış politika değişikliği, komşularla ekonomik entegrasyonun sağlanamaması, Türkiye'nin uluslararası ilişkiler konusunda sıkıntılar yaşanmasına sebebiyet vermektedir. 2 trilyon dolar değerindeki zengin yeraltı kaynakları verimli işletilememektedir. Genç nüfusta eğitim oranı yükselmekle beraber işsizlik sorunu tam anlamıyla çözümlenememiştir. Türk ordusu Dünyadaki sayılı askeri güce sahip ordulardandır. İç ve dış tehdit ordunun tamamen profesyonelleşmesini engel olmaktadır. 

ABD 300 milyonluk nüfusu ve toprak büyüklüğü açısından Dünya'nın 4. sırasındadır. 10 milyon km²'lik toprakları zengin ve verimli topraklara sahiptir.  İngiltere'den kopan 13 koloni 20.yy başlarından itibaren yeni dünyadan ötesine hakim olan ABD kavramını ortaya çıkarmıştır. İngiltere bağımsız ilanından sonra ABD ile müttefik kalma stratejisini belirlemiştir. ABD'nin kuzeyindeki  doğal müttefiki Kanada ülkenin kuzey sınırını garantiye almasını sağlamıştır. Gerek nüfus gerekse tarihsel köken itibariyle Kanada ABD için herhangi bir tehdit oluşturmamaktadır. 

120 milyonluk nüfusu ile Meksika kaçak göçmen sorununun kaynağı olmak dışında askeri ve siyasi olarak ABD'ye görünen bir tehdit sergilememektedir. İspanyol kökenli güney eyaletler başta olmak üzere ABD 12 milyon civarında kaçak Meksikalı'ya  ev sahipliği yapmaktadır. ABD'deki yabancılar herhangi bir suça karışmadıktan ve yakalanmadıktan sonra kolay kolay sınırdışı edilmemektedirler. Bu grup evde çocuk bakımı, temizlik hizmetleri, bahçıvanlık gibi branşlarda çalışarak ABD'nin sistemine ayak uydurmaktadırlar. 

ABD askeri gücü ile Dünya'nın en güçlü envanterine sahiptir. ABD donanması dünya üzerindeki 6 filosunda 10 uçak gemisi, 273 savaş gemisi, 2641 savaş uçağı 22 kruvazör, 62 destroyer 71 denizaltısı bulunmaktadır. Donanma bulundurduğu deniz ve hava gücü ile uluslararası operasyonlar düzenleyebilmektedir. Donanma askeri etkinliği arttırmaktadır. Doğu ve batısı okyanuslarla çevrili olan ABD'nin sınır ötesi operasyonlarla işgali fiilen mümkün değildir. Batıda anakaradan yaklaşık 4000. km uzaklıkta kurulu Pearl Harbour deniz üssü batıdan gelecek tehditlere engel olmaktadır. Batı Avrupa'daki müttefiklerde ABD'nin batı sınırlarını korumaktadır. Özetle ABD sınırları dış tehditlere karşı kapalıdır. 

İngiltere'den kopan 13 koloninin kurucuları maceraperest ruhuna sahip insanlardır. Bu kişilerin torunları ile göçün nispeten serbest olduğu 1900'lü yılların ortalarına kadar, girişimci kişiler ABD süper gücünün çekirdek kadrosunu oluşturmuşlardır. 1950'lerden sonraki sıkı göç politikası Göç İdaresi'nin kevgirinden geçen nitelikli beyin gücüne sahip göçmenlerinin gelmesine izin vermektedir. 

ABD, teknolojik alanda yeniliklerin Silikon Vadisi özelinde merkezi olmuştur. Bilim  ve teknolojideki ilerlemeler ABD'yi güçlü kılan diğer bir faktördür. 

ABD, medya vasıtasıyla propaganda yapmaktadır. Sinema filmleri vasıtasıyla kamuoyunun bilinçaltına verdiği mesajlarla dünya hakimiyeti fikrini meşrulaştırmaktadır.

ABD'de alt kültürler asimile olmamıştır. İspanyollar, İtalyanlar ve Çinliler kendi mahallelerinde kültürlerini devam ettirmektedir. Bu kültürler başka kültürlerde çatışma yaşayabilmekte ancak ABD devletine karşı düşmanlık sergilememektedirler. ABD devletinde bölgesel olaylar dışında iç çatışmalar yaşanmamaktadır. 11 Eylül olayları ve Japonların Pearl Harbour Saldırısı dışında topraklarında saldırıya ve terör olayına maruz kalmamıştır. Bu avantajı temkinli olmadan dışarıya rahat açılmasını ve diğer ülkelere müdahale şansı elde etmesini sağlamıştır. ABD Dünya'nın en güçlü istihbarat örgütlerinden Merkezi Haberalma Teşkilatı'nı (CIA) kurmuştur. Resmi olarak sayısı belli olmayan mensupları Ulusal Güvenlik Ajansı  (NSA) vasıtasıyla tüm dünyayı izlemektedir. Dünyanın jandarması olma kavramı da buradan kaynaklanmaktadır. 

Ülke çapındaki 1.5 milyon sivil toplum örgütü dünya çapında lobi faaliyet göstererek farklı düşüncedeki Amerikalıların seslerini duyurmaya yardımcı olmaktadırlar. Demokrasi kavramı bu yüzden diğer ülkelere göre daha çok benimsenmiştir.  

ABD'nin Dünyanın diğer bölgelerine müdahale edici dış politikası ile Dünya Jandarmalığı rolü üstlenmesi eleştirilmekte ancak bu şekilde ekonomisinin istikrarını sağladığı için diğer ülkelere müdahaleci davranışlarını meşrulaştırmaya çalışmaktadır. 

Saygılarımla 










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder