21 Nisan 2015 Salı

Cezaevleri Doldu Taştı

Cezaevlerinin, toplam kapasitelerinin altında işletildiği iddia ediliyor ise de son yıllarda suç oranlarındaki artış ve yasal düzenlemeler sonucu özgürlükçü ceza politikasından uzaklaşma ceza hakimlerinin elini kolunu bağlıyor. 
Ceza hukuku derslerinde suça konu eylemin yaptırımı olarak ceza en caydırıcı yaptırım olarak öğretilmemişse de ceza hakimlerinin uyguladıkları kanunlar alternatif yaptırımları uygulamalarına izin vermiyor. 

Her ne kadar ekonomik suçlara ceza verilmemesi ilkesinden yola çıkarak önce mal beyanında bulunmama sonrasında karşılıksız çek keşide etmek suçları artık hürriyeti bağlayıcı hapis cezası ile cezalandırılmıyor ise de taahhüdü ihlalin ceza yaptırımına bağlanmış sayısı azımsanamayacak  kadar çok borçluyu cezaevine girme riski altına sokuyor. 

Şans eseri adliye de tanışmış olduğum aranan şahısların yakalamalarını yapan bir polis memuru taahhüdü ihlalden yakalaması olan kişileri sırasıyla yakaladıklarını cezaevlerinin dolu olması sebebiyle cezaevi görevlilerinden bu kadar çok kişi getirmeyin diye tepki gördüklerini anlatmıştı.

Ceza yargılamasındaki katalog suçlar sorgu yapan hakimi tutuklama tedbirine zorluyor. Ancak tutuklamanın tedbirden cezaya dönüştüğü noktada hem tutuklanan, hem tutuklananın yakınları, hem tutuklama kararını veren hakim hem de devlet mağdur oluyor. 

Cezaevlerinin koşullarına bakmak gerekirse yaklaşık 170.bin kapasitesi olan cezaevleri neredeyse tamamen dolmuş durumda. Hal böyle olunca cezaevlerindeki sıkışık ortam cezaevi iç yönetimini de zorluyor. Cezaevlerindeki suçluluk oranı ise ayrı bir sorun oluşturuyor. Devletin cezaevlerini kontrol altında tutamadığı ifade ediliyor ise de asıl sorun kontrol değil nüfus yoğunluğu. 

2000'li yılların başında Rahşan affı tabir edilen şartlı salıverme uygulaması ile cezaevleri boşalmış ise de cezaevleri kısa sürede yeniden dolmaya başladı. 

Türkiye'deki suç işleme oranları incelendiğinde özellikle son on yılda suç işleme oranlarında astronomik bir artış olduğu görülebilecektir. Malvarlığına karşı işlenen suçlardan hüküm almış olanlar cezaevi nüfusunu yaklaşık 1/3'ünü oluşturmuş olması aslında işlerin o kadar da iyi gitmediğinin göstergesi. 

Yasal düzenlemeler ile suç ve ceza ne kadar arttırılır ise de tek çözümün hapis olmadığını başta eğitim olmak üzere suça ortam hazırlayan çevrelerin değiştirilmesi gerektiğini yıllardan beri savunmuşumdur. 

Vatandaşlarımızın özgürce dolaştığı bir ülkede yaşama dileğiyle. 
Saygılarımla. 


ve merak ettiğiniz pek çok konuya eski ve yeni site haritası bölümünden ulaşabilirsiniz. Bilgi paylaştıkça güzel. Cevabına bulamadığınız sorularınızı okuduğunuz yazının alt tarafındaki yorum bölüme yazı yazarak sorabilirsiniz veya iletişim bölümünden e-posta ile ulaşabilirsiniz.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder